Ertekin, İTO Komite ve JTR başkanlığına aday oldu!

Ertekin, İTO Komite ve JTR başkanlığına aday oldu!


Ertekin, İTO Komite ve JTR başkanlığına aday oldu!

Ergold Mücevherat firma sahibi Mustafa Ertekin, İTO Kuyumculuk Komitesi ve Mücevher İhracatçıları Birliği (JTR) başkanlığına aday olduğunu açıkladı. Ertekin, “Kuyumculuk sektöründeki ihtiras yarışlarına son verip, sektör için tek yumruk olacağız” dedi. 

 

Türk kuyumculuk sektöründe bu yılın başında oda genel kurul toplantılarıyla başlayan seçim maratonu tüm hızıyla devam ediyor. Mart ayı sonunda tüm kuyumcu oda seçimleri tamamlanmış olacak. Ancak, kuyumcu odalarının hemen ardında nisan ayında bu kez İstanbul Ticaret Odası Kuyumculuk Komitesi ve Mücevher İhracatçıları Birliği’nde (JTR) seçimli genel kurul toplantıları yapılacak.

 

Bir dönem Kuyumcukent Başkan Vekili olarak görev yapan Ergold Mücevherat firma sahibi Mustafa Ertekin, İTO Kuyumculuk Komitesi ve JTR başkanlığına adaylığını açıkladı.

 

Ertekin, adaylık gerekçelerini ve projelerini anlattı.

 

Sizi biraz tanıyabilir miyiz?

35 yıldır aile mesleği olan kuyumculuk ve mücevher sektöründeyim. Bir dönem Kuyumcukent Başkan Vekili olarak orada hizmet ettim. Kuyumcukent'in kooperatif zamanından beri temelini atan, yöneticilik yapan Kuyumcukent'i bu hale getiren insanlardan biriyim. Dünyada ticaret kurallarının değişmesi rekabet şartlarını ortaya çıkardı. Fakat bizim buna ayak uydurmamız geç oldu. Bu sebeple 35 yıldır hizmet ettiğimiz sektöre bir vizyon katmak ve bir açılım sağlamak amacıyla bizde dışa açılan pencere olan İhracatçılar Birliği'nde ihracatımıza katkı sağlayacak projeler geliştirmek bu vizyonla hareket ederek rakiplerimizle rekabet eder bir sinerji yaratmak amacıyla bir ekip çalışması yaptık. Bu ekip çalışmasının tabii ki projelendirme aşamasındayız. İstanbul Kuyumcular Odası'nın ardından İstanbul Ticaret Odası seçimleri var. Ve bir gün sonra da Mücevher İhracatçıları Birliği seçimleri olacak.

 

Mücevher İhracatçıları Birliği başkanlığına neden aday oldunuz?

İhracatçılar Birliği’nin Türkiye'nin ihracat sinerjisini yeterli görmüyorum. Bugün cari açığın ithalat ve ihracat karşılama oranına baktığımız zaman altın ihracatının yoğun bir çıkış trendi olduğunu söyleyebiliriz. Ancak, Kuyumcukent gibi entegre bir tesis ve üretimde büyük potansiyele sahip olan sektörümüzün ihracat rakamlarının son aylarda biraz gerilemesi bir vizyon eksikliği olduğunu düşündürüyor bana... Günümüzde sadece üretmek yetmiyor. Ürettiğiniz ürünleri tanıtmak ve markalaştırmak gerekiyor. Markalaştırma konusunda sektör, bir trend yakaladı; ancak yeterli değil. Dünyada gelişen pazarlarda yeni bir vizyon ortaya koyarak bu pazarlarda sadece bir tren gibi ucundan tutup lokomotifine binmek değil, biz lokomotifi kullanan bir ülke olma hedefimiz olmalıdır.

 

Üretim standartlarını belirleyeceğiz. Kim ne üretiyor? Yüzük mü, saat mi, pırlanta mı? Kim ne üretiyorsa üretim envanteri çıkarmayı düşünüyoruz Türkiye genelinde… Bunları bilgi bankalarımıza yükleyeceğiz. Yani, bugün Maraş’ta x bir kuyumcuyu arayan bilgi bankamızdan görebilecek.

 

İhracatçılar Birliği’nde ne gibi eksiklikler var?

Şimdi JTR, devletimizin önem verdiği, teşvik ettiği birçok gelişmeyi getiriyor; ancak bunu sektöre yansıtma noktasında yöneticileri çok başarısız buluyorum. Yani sektörümüzle bir araya gelip bir dünyadaki gelişmeleri, devletimizin teşvik ettiği konularda bir sinerji yaratamıyorlar. Bu işi yapan ihracatta ilk 100'e giren arkadaşlarımıza bakın hep aynı kişiler. Aynı kişiler, aynı zamanda bu birliğin yöneticileri. Arkadan gelen değerlere, esnafımıza, markalara yer açmadıklarını düşünüyorum. Bunun adına yönetimde tekelleşme diyebiliriz ve ben bunu asla kabul etmiyorum.

 

Projeleriniz neler?

Bilgi bankası oluşturacağız. Bu bilgi bankasının içinde ihracat yapan, üreten, markalaşma yolunda elini taşın altına koyan firmalarını bu bilgi bankasının içerisinde barındıracağız. Dış ticaret kuruluşlarından gelen taleplerini, yeni pazar arayışlarına anında ulaşabilecekleri şekle dönüştüreceğiz. İhracatçılar Birliği’nden şikayetçi olan arkadaşlarımızın talebi üzerine aday olarak yola çıktık. Bireysel bir ihtiras değil. Yönetimde tekelleşmiş bugüne kadar hangi koltukta oturduğunu, kime hizmet edeceğini idrakine varamamış arkadaşlara karşı oluşan bir tepki var. Biz, kimsesizlerin kimsesi olacağız. Üreten, bu ülke için elini taşın altına koyan, yurt dışı pazarları arayan insanları ayrı yapmadan eşit olarak herkesi toplantılara çağıracağız. Herkesi bilgilendireceğiz ki bilgilendirmekten kastım şudur; bir network ortamında bir network oluşturacağız. İhracatçı network portalı yapacağız. Bugüne kadar idare etmiş arkadaşlara bakıyoruz. Bugün, Kuzey Afrika pazarı kimlerin elinde?

 

Kimin elinde Sayın Ertekin?

Türkiye’de üretim yapan; ancak pazarlayamayan birçok arkadaşımız var. Bunların elinden neden tutulmamıştır. İhracattaki teşvikler sadece rutin bir SMS ile atılarak duyurulmaya çalışılıyor. Arkadaşlarımız, neden kendileriyle birlikte 2 esnafımızın elinden tutup o pazara sokmamıştır? Ahbap-çavuş ilişkisiyle sektörel bir kurumu siyasallaştırmış ve tekelleştirmişlerdir. Biz meslektaşlarımızla aynı mesafede olup bir telefon kadar uzağında olacağız. Bugün ithalatta yaşanan sıkıntılarda var. Bugün standart gelen hurda diye adlandırdığımız mallar, ürünler var. Şimdi burada da bazı firmalar bunları yapabiliyor; ama bazı firmalara geldiği zaman mevzuattaki birtakım mana farklılıklarından dolayı bu arkadaşların takıldığını görüyoruz. Kuyumcu İhracatçıları Çalıştayı yaparak hem markalaşma eğitimi vereceğiz, hem de ihracatın nasıl yapılabileceğini, yeni pazarlara nasıl girilebileceğini, hedef seçilen pazarlarda nasıl söz sahibi olabileceğini anlatacağız.

Erhan Bey’in Türkiye’nin dış ticaretini veya lokal ticaretine bir vizyon koyacak herhangi bir toplantısına daha şahit olmadım. Kendisi iyi bir insandır, değer veririz hiçbir itirazımız yok; ancak ticaretin, rekabetin sertleştiği özellikle kuyumculuk sektöründe dış rekabetin sertleştiği ortamlarda Ticaret Odası’nın organlarını harekete geçirememiştir.
 

Diğer illerde ihracat yapan firmalara bir mesajınız var mı?

Maraş, Adana, İzmir, Ankara ve Trabzon’da emeğinin karşılığını alamayan insanlar var. İç piyasada fiyat politikasıyla birbirimizi vuruyoruz.  İhracatçılar Birliği olarak oradaki tüm heyetleri davet edeceğiz. Örneğin; Dubai pazarında bir fiyat politikası geliştirebiliriz. Türk insanı gerçekten sözüne sadık insandır. Yeter ki duyguları ve sevgiyi sağlam bir şekilde ortaya koyalım. Şimdiye kadar ihracattaki gerilemenin -altın ve mücevher ihracatından bahsediyorum-ana temel sebebi belki aynı miktarda ihracat yapıyoruz; ama fiyat rekabeti nedeniyle yeterli kazancı elde edemiyoruz.

 

Burada Kuyumcukent ve Maraş esnafının adı çok geçiyor. Piyasayı yurt dışında öldüren Kuyumcukent esnafı diyorlar?

İhracatçılar Birliği’ne seçildiğimiz takdirde ilk yapacağımız iş, ilk ayda ihracatı arttıralım diye bir hedefimiz olmayacak. İhracatı arttırmaktaki hedefimizin temelini atacağız. Üretim standartlarını belirleyeceğiz. Kim ne üretiyor? Yüzük mü, saat mi, pırlanta mı? Kim ne üretiyorsa üretim envanteri çıkarmayı düşünüyoruz Türkiye genelinde… Bunları bilgi bankalarımıza yükleyeceğiz. Yani, bugün Maraş’ta x bir kuyumcuyu arayan bilgi bankamızdan görebilecek. İhracatta tek yumruk olmayı hedefliyoruz. Bu ülkemizin ihtiyaç duyduğu bir vizyondur.

 

​Çağımızda sadece üretmek yetmiyor. Ürettiğiniz ürünleri tanıtmak ve markalaştırmak gerekiyor. Markalaştırma konusunda sektör, bir trend yakaladı; ancak yeterli değil. Dünyada gelişen pazarlarda yeni bir vizyon ortaya koyarak bu pazarlarda sadece bir tren gibi ucundan tutup lokomotifine binmek değil, biz lokomotifi kullanan bir ülke olma hedefimiz olmalıdır.

 

İTO Kuyumculuk Komitesi’nin çalışmalarını yeterli buluyor musunuz? 

Sanırım, İTO’da 2011 yılından beri Erhan Hoşhanlı Bey, komitenin başında. Niye zannediyorum? Çünkü, Erhan Hoşhanlı’nın sadece orada oturduğunu düşünüyorum. Sesimiz değil. Geçen süre içerisinde Erhan Bey’in Türkiye’nin dış ticaretini veya lokal ticaretine bir vizyon koyacak herhangi bir toplantısına henüz daha şahit olmadım. İTO Meclisi’nde sektörümüzün sorunlarının dile getirilmesinde bir ses olduğunu düşünmüyorum. Kendisi iyi bir insandır, değer veririz hiçbir itirazımız yok; ancak ticaretin, rekabetin sertleştiği özellikle kuyumculuk sektöründe dış rekabetin sertleştiği ortamlarda Ticaret Odası’nın organlarını harekete geçirememiştir. Bugün, Kuyumcukent’te İstanbul Ticaret Üniversitesi için küçük bir bölüm açılmıştır. Ben KİAŞ Başkan Vekilliği yaptığım dönemde biz, bunlara kiraladık. Bugün üniversite özel bir üniversitedir. Üniversitenin öğrettiği taş üzerinde bir çalışma var. Bugün Erhan Bey’in yola çıktığındaki söylemlerine bakıyorum, “Efendim, biz burada bir eğitim üssü kurduk. Üniversiteyi Kuyumcukent’e getirdik. KİAŞ’la iş birliği yaptık.” Bunlar doğru değildir. Çünkü, özel bir üniversite kendine bir laboratuvar açmak istemiştir. KİAŞ bünyesinde ben kiralayanlardan birisiyim. KİAŞ, özel bir sektördür ve işbirliği yapma durumu yoktur. Çünkü, KİAŞ, Kuyumcukent’i temsil etmez. Biz, İstanbul Ticaret Odası’na seçilirsek yapacağımız işlerden birisi; İTO Meclis’inde sorunları dile getireceğiz. Bugün bakıyorsunuz 2011-2018 arası görev yapılıyor. Ama bizim yapılan toplantılardan haberimiz yok. Bunlar oy potansiyeli olanları arıyorlar ve küçük esnaf siliniyor. Küçük esnafın sesi olmak içinde İstanbul Ticaret Odası’nda olmak istiyoruz.

 

İKO, JTR, Kuyumcukent ve İTO arasındaki anlaşmazlıklar için ne diyorsunuz?

Anlaşamazlar; çünkü burada hizmet çatışmıyor, nefisler ve ihtiraslar çatışıyor. Koltuğa oturan kendi ekibiyle bir işler yapmak istiyor. Sektörel işleri kendi şirketi gibi yönetmek istiyor. Biz bu oyunu bozacağız. Biz seçilirsek İhracatçılar Birliği, İstanbul Ticaret Odası Komitesi ve mutlaka İstanbul Kuyumcular Odası’yla iş birliği yapacağız.

 

 

 

 

 

 

 

 



Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.