Aygold 2015 yılında yaşanan durgunluğu fırsata çevirmeyi başardı

Aygold 2015 yılında yaşanan durgunluğu fırsata çevirmeyi başardı


Aygold 2015 yılında yaşanan durgunluğu fırsata çevirmeyi başardı

 

 

Aygold 2015 yılında yaşanan durgunluğu fırsata çevirmeyi başardı  

Kuyumculuk sektöründe birçok ilki hayata geçirmiş, 40 yıllık geçmişiyle başarıdan başarıya imza atmış olan Aygold, her geçen gün kurumsal yapısını güçlendiriyor ve yeniliklerin peşini bırakmıyor. Aygold Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Altığ, 40 yıllık başarının sırlarını, yeni projelerini ve koleksiyonlarını Kuyumtime Dergisi için anlattı…

 

2015 gerek yurtiçinde gerekse yurtd›fl›nda yaflanan terör, seçim ve jeopolitik olaylar neticesinde genel olarak zor bir yıl oldu. Sizin pencerenizden bakarsak 2015 yılı sektör ve firmanız adına nasıl geçti?

Aygold ailesi olarak 2015 yılında gerçekleşen ekonomik, küresel, jeopolitik, terör ve seçim açısından ülkemizde ve tüm dünyada gelişen olayları takip ettik. Her firma gibi bu olaylardan biz de etkilendik. Aygold firması 40 yıllık geçmişi ile bu ve buna benzer sorunları görmüş ve yaşamış olduğundan tecrübemiz ve uygulamış olduğumuz stratejilerle bu sorunları atlatabiliyoruz. Çoğu firma bu sorunlar sebebiyle küçülmeye giderken, Aygold ailesi krizi fırsata çevirerek hem kadromuzu, hem pazarımızı hem de ARGE’mizi çoğaltarak yeni ürün yelpazesiyle müşteri portföyünü artırmıştır. 2015 yılını bizim açımızdan başarısız sayamayız. Bütün olumsuzluklara rağmen yükselen bir grafikle önceki yıllardaki başarılarımızın üzerine katabildiğimiz ve daha da başarılı olduğumuz bir yıl olduğu için 2015 yılını firmamız açısından başarılı buluyorum.

 

2016 yılı için kendinize ne tür bir yol haritası çizdiniz? 2016 hedef ve beklentilerinizden bahsedebilir misiniz?

Aygold 2016 yılına ürün ve çeşitliliğini artırarak, kaliteden ödün vermeden yeni ARGE çalışmalarını başlatarak giriş yapmıştır. 2016 yılının Türk insanının çalışkanlığı ve azmi ile seçimde verilen ekonomik vaatlerin yerine getirilmesiyle tüm sektörlerin ve Aygold’un da altın yılı olacağına inanıyorum. Bu vesile ile tüm dünyanın ve meslektaşlarımın huzurlu, sıhhatli ve başarılı bir yıl geçirmelerini diliyorum. Aygold firması olarak bir sonraki yılda piyasaya sunacak olduğumuz ürünlerimizin ARGE çalışmalarını önceki yılın ortasında tamamlar, kalıplarımızı yıl bitmeden hazırlarız. Daha sonra müşterilerimizin görüş ve önerileri üzerine ürün yelpazemizi genişletiriz. Sevgililer Günü sebebiyle şu anda 1500 yeni modelin bulunduğu kolye koleksiyonu, 200 adet tektaş ve yanı taşlı tektaş koleksiyonu, 120 adet beştaş koleksiyonu ve 70 adet yeni bileklik modelleriyle 15 Ocak itibariyle mağazalarımıza sunuma başladık. Sevgi her şeyin ilacıdır ve bu sevgide bizde ürünlerimizle bir köprü olabiliyorsak ne mutlu bize. Tüm insanların birbirini sevdiği güzel bir yıl dileği ile herkesin Sevgililer Günü kutlu olsun.

 

ihracat gerçekleştirmeyi düşünüyor musunuz? Bu noktada kendinize herhangi bir hedef belirlediniz mi?

Aygold firması bir ihracat firması değildir. Aygold iç piyasada hizmet sunmaktadır. Ürün yelpazemizi iç piyasadaki çalışmalarımıza uygun şekilde tasarlıyoruz. Türkiye’de ihracat yapan başarılı firmalar var. Türk kuyum sektörü ihracatta dünyada ilk sıralarda yer alıyor. Türk insanının azim ve çalışkanlığı, ustalarımızın tecrübesi ile teknoloji birleşince dünya piyasasında söz sahibi olunmuştur. Gelişmeyi ve çağdaş kalmayı hedefleyen bir firma olarak bizim de ihracata yönelik hedeflerimiz var. Ayrı bir firma adı altında kapsamlı bir çalışma içerisindeyiz. 2017 yılında ihracat sektöründe de rol almayı hedefliyoruz ancak şuanda iç piyasada modern takı tasarımlarımızla müşterilerimize en iyi hizmeti sunmak için çabalıyoruz.

 

Hizmet verdiğiniz kategoride rekabet ortamı ne durumda? Firmalar sizi neden tercih etmeli?

Rekabet; Allah C.C. yaratırken tüm canlılara bu içgüdü dürtüsünü vermiş. Doğaya bir bakın, ormandaki ağaçlarda hepsi bir yarış içerisindedir, hepsi güneşi görmek için boy atar ve büyür. Küçük kalanlar ise güneşi görebilmek için çaba gösterip yamularak uzar. Firmalar da rekabet edecektir, etmeliler de. Rekabet ederken mesleğin saygınlığına uygun davranış içerisinde olmak gerekir. Sarraf, kuyumcu bu sözler dürüstlüğün, sözüne güvenilirliğin, hakkaniyetin bir simgesi olarak görülür. Bu çerçeve ve düşünce içinde rekabet eden firmalar için başarı her zaman vardır. Rekabet kaliteyi, azmi, çalışmayı artırır. Sonuçta güneşi gören gül gibi firma çalışanları ve sahipleri de hep güler ve mutlu olur. Maalesef ki geçmişte de karşılaştığımız gibi hırsı aklının önüne geçip fiyat rekabetinden dolayı ürün kalitesini düşürerek rekabet eden firmalar olmuştur. Bir müddet yaşasalar da daha sonra ormanda güneş görmeyen ağaçlar gibi yok olmuş, sektörden ayrılmak zorunda kalmışlardır. Üretimde bir maliyet vardır, maliyeti düşürmek için ürün imalatında taşın en diplisini, rodajın soba boyasını, çırağı usta diye çalıştırırsan maliyetin düşer ama sende güneşi göremezsin. Onun için Aygold olarak fiyatlarımızla değil, kalitemiz ve satış sonrası hizmetimizle anılmak istiyoruz. Kaliteli ürün sunmak bizim prensiplerimizden biridir. 40 yıldır sektörde başarıyla gelişerek ilerlememizin sırrı bu olsa gerek...

Firmalar bizi neden tercih etmeli sorusuna gelecek olursak; biz de bazen bu soruyu çalıştığımız mağaza firmalarına soruyoruz, ürünlerimizin isçilik fiyat uygunluğundan, kalitesinden ve ürün sonrası hizmetlerimizden dolayı bizi tercih ettiklerini dile getiriyorlar. Çalıştığımız firmaların isteklerini içtenlikle anlayabiliyoruz. Ben sektöre Kapalıçarşı’da çırak olarak başladım. Ustalıktan sonra mağaza açtım, daha sonra kendi atölyemi kurdum, şu anda ise toptan satış olarak devam ediyoruz. Sonuç olarak sektörün bütün kademelerinde çalıştım. Bu mesleğin tüm sorunlarını biliyorum. Bir mağazada siparişin müşteriye gecikmesinden kaynaklanan sorunda, firma sahibinin mahcubiyetini yaşamayan tedarikçi bilemez. Bir atölyecinin madenin zamanında ödenmemesinde yaşanan sıkıntıları da atölyecilik yapmayan bir toptancı bilemez. Aygold’un farkını bizimle çalışma yolunda kader birliği yapan değerli mağaza firmalarına sormak gerekir.

 

Tasarımlarınızı hayata geçirirken göz önünde bulundurduğunuz kriterler neler, esin kaynaklarınız nedir?

Tasarım, firmamız için çok önemlidir. Çünkü mesleğimizin yapıtaşı tasarımdır. Bir ürün tasarlamak ortaya çıkarmak benim en çok sevdiğim iştir. Bir ürünün tasarımını yapıp ilgi görmesi bizim için en büyük gururdur. Nasıl bir ses sanatçısı sahnede dakikalarca alkışlanmasından hoşlanıyorsa biz de tasarımımızın ilgi görmesinden mutlu oluyoruz. Aygold ailesi olarak tüm yurtiçi ve yurtdışı fuarlara katılıyoruz. Fuarlar bizim için bir ayna oluyor, ürün yelpazesini görme fırsatımız oluyor. Tabi ki her ülkenin takı kültürü farklıdır. Biz kendi kültürümüze göre tasarım yapıyoruz, sürekli kendimizi yenileme ilkemizle çağdaş tasarımlar ortaya çıkarıyoruz. Bunda da başarılı oluyoruz. Bizim gerçek aynamız tüketiciyle birebir iletişim halinde olan meslektaşlarımızdır. Onların öneri ve görüşlerinin başarımızda katkısı büyüktür.

 

Sektörde yaşanan en büyük sorunlardan biri de taklitçilik. Siz bu durumdan korunmak için ne tür önlemler alıyorsunuz?

Aygold olarak şunu söyleyebiliriz ki; taklitlerimiz her zaman bizi yüceltir. Eğer taklit ediliyorsak doğru ve başarılı bir çizgimiz olduğunun göstergesidir. Bir ürünün taklit edilmesinden ziyade ilham kaynağı olarak kullanılması ve o üründeki başarının üstüne başarı koyarak ilerlenmesinden yanayım. O güzel gördüğün üründen ilham alarak daha iyisini nasıl yaparsın sorusunu sordurarak, yeniye ve tekrar olmamaya çaba sarf etmek gerektiğine inanırım. Tasarımda önemli olan nokta ürün temasıdır. Twin yüzük dediğimiz tek taş ile alyansın birlikte kullanılması ürün temamızdaki örneklerimizdendir4. Twin yüzük temasına bir mağaza sahibi meslektaşımızın bana şu tek taşın arkasına bir alyans koyabilir miyiz sorusuyla ulaştık. Twin temasını ilk uygulayan Aygold’tur. Tabi ki Kuban Kuyumculuk Kamil Bey’in önerisiyle oluştuğu için onunda katkısı büyüktür. Twin temasından tasarımlar çoğalmış, tema olarak düşünülerek daha başarılı işlere imza atılmıştır ve en çok satan ürünler arsında yer almıştır. Kültürümüzün yaşamasını ve yaşatılmasını arzulayan birisiyim. Aygold olarak ilk tuğra ve çerçeve koleksiyonunu piyasaya tasarlayan firma olmaktan gurur duyuyorum. Eski bir kıl testeresi ustası olarak çerçeve ve tuğra hep beynimde yerleşmiştir. Aygold olarak 70’li yılların takı kültürünü de bugünün teknolojisiyle birleştirerek ürün çeşitliliğimizi zenginleştirdik. Bu ve bunun gibi birçok ürün taslağı uyguladık ve şu anda da tüm atölyeler üretiyor. Bu duruma taklitçilik diyemem, bana bu gurur veriyor. Taklit muhakkak vebaldir, haktır, bir ustanın veya tasarımcının emeğinin hırsızlığıdır. Aynısının birebir uygulamalarını önleyebilmek amacıyla patent alınmalı ve patent kanunu bu konuda devreye girmelidir



Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.